Hakkında The Platform
The Platform (orijinal adıyla El Hoyo), 2019 yapımı İspanyol distopik gerilim filmidir. Galder Gaztelu-Urrutia'nın yönettiği film, katmanlı dikey bir hapishanede geçer. Burada, her katın ortasından geçen bir platform, her gün üst kattan aşağıya lüks yiyecekler taşır. Üst katlardaki mahkumlar istediklerini yerken, platform aşağı indikçe yiyecekler azalır ve alt katlardakiler aç kalır veya kırıntılarla yetinmek zorundadır. Bu sistem, insan doğasını ve sınıfsal eşitsizliği acımasız bir şekilde sorgular.
Başrolde Iván Massagué, karakteri Goreng'i canlandırır. Goreng, gönüllü olarak bu hapishaneye gelmiş, bir diploma almak için altı ay dayanmayı planlayan bir adamdır. Ancak hücre arkadaşı Trimagasi (Zorion Eguileor) ile tanıştıktan sonra sistemin vahşetini anlar. Film, karakterlerin hayatta kalma mücadelesi ve ahlaki çöküşü üzerinden insanlık durumunu inceler. Oyunculuklar, özellikle Eguileor'un sinir bozucu ama etkileyici performansı, filmin gerilimini artırır.
The Platform, basit bir kurguyla derin sosyal ve politik mesajlar verir. Açgözlülük, dayanışma ve sistem karşıtı direniş temalarını işler. Görsel olarak minimalist ve çarpıcı set tasarımı, kapalı mekanda geçmesine rağmen izleyiciyi sıkmadan hikayeye bağlar. Film, izleyiciyi 'Eğer sen olsaydın ne yapardın?' sorusuyla baş başa bırakır. Distopik bilim kurgu ve psikolojik gerilim sevenler için mutlaka izlenmesi gereken, üzerine uzun süre düşündüren bir başyapıttır. Türkçe altyazı seçeneğiyle rahatlıkla takip edilebilir.
Başrolde Iván Massagué, karakteri Goreng'i canlandırır. Goreng, gönüllü olarak bu hapishaneye gelmiş, bir diploma almak için altı ay dayanmayı planlayan bir adamdır. Ancak hücre arkadaşı Trimagasi (Zorion Eguileor) ile tanıştıktan sonra sistemin vahşetini anlar. Film, karakterlerin hayatta kalma mücadelesi ve ahlaki çöküşü üzerinden insanlık durumunu inceler. Oyunculuklar, özellikle Eguileor'un sinir bozucu ama etkileyici performansı, filmin gerilimini artırır.
The Platform, basit bir kurguyla derin sosyal ve politik mesajlar verir. Açgözlülük, dayanışma ve sistem karşıtı direniş temalarını işler. Görsel olarak minimalist ve çarpıcı set tasarımı, kapalı mekanda geçmesine rağmen izleyiciyi sıkmadan hikayeye bağlar. Film, izleyiciyi 'Eğer sen olsaydın ne yapardın?' sorusuyla baş başa bırakır. Distopik bilim kurgu ve psikolojik gerilim sevenler için mutlaka izlenmesi gereken, üzerine uzun süre düşündüren bir başyapıttır. Türkçe altyazı seçeneğiyle rahatlıkla takip edilebilir.

















